OKULDA GÜVENLİK PROBLEMİ

GÜVENLİ OKUL NASIL OLUNUR?   Okul güvenliği “öğrencilerin, öğretmenlerin ve diğer personelin kendilerini fiziksel, psikolojik ve duygusal bakımdan özgür hissetmeleridir. Okul güvenliği “okulda öğrenme için uygun bir ortam yaratılmasıdır. Okul toplumun aynasıdır.  Okulu içinde bulunduğu toplumdan farklı düşünmek uygun bir yaklaşım değildir.  Okulların daha güvenli yerler olmaları isteniyorsa, önce toplum ve aile güvenli olmalıdır.  Çünkü okul güvenliği eşittir toplum güvenliği artı aile güvenliğidir.  Okul güvenliği, çocuğun ya da diğer okul personelinin okula gitmek amacıyla evinden ayrılması anından başlayarak tekrar evine gelinceye kadar geçen tüm aşamaları içerir. Okuldaki suç ve şiddet olayları okulun içinde bulunduğu çevrenin bir yansımasıdır Okul güvenliği, okulun içinde bulunduğu toplumun güvenliğinden bağımsız olarak ele alınamayacağı göz ardı edilmemelidir.  Okul, içinde bulunduğu toplumun bir parçasıdır.  Toplumda görülen her türlü olumsuzluk, okulu da aynı şekilde etkileyecektir.  Suç oranı yüksek olan bir toplumda, okuldaki suç oranı da aynı şekilde yüksek olacaktır.  Aile ve arkadaş çevresinden edinmiş olduğu yaşantılar ve deneyimler öğrencinin okuldaki yaşantısına etki edecektir.  Bu yüzden okulun çevresindeki olaylar, yüksek oranlarda okula yansıyacaktır.   Medyanın olayları kamuoyuna yansıtma biçimi de okul güvenliğine ilişkin duyarlığın artmasında etkili olan önemli bir faktördür. Sosyal sorunlara karşı toplumun iki temel yaklaşımı vardır: Birincisi sorunları reddetmek; ikincisi ise sorunları, sorunların varlığını kabul etmektir. Sorunların varlığını kabul etmemek, tıpkı Türkiye’deki okul içi şiddet olayları gibi, topluma geçici bir rahatlık vermektedir. Zamanında gerekli müdahaleler yapılmadığı için sorun daha da içinden çıkılmaz hale gelebilir. Hiç tartışmasız eğitim ve okul kavramlarıyla öğrencinin kendini güvensiz hissetmesi tezat oluşturmaktadır.  Ancak her sistemde iyi işlemeyen ya da kötü işleyen parçalar (alt sistemler) olabileceği gerçeğinden hareket edilirse sorunun anlaşılması kolaylaşacaktır. Böyle olmakla birlikte, okulları güvensiz yapan nedenleri bilmek ve zaman kaybetmeden o nedenleri ortadan kaldırmak hayati öneme sahiptir. Okul ortamını güvensiz yapan faktörler şunlardır: 1.   Öğretimin etkisizliği ve dolayısıyla öğrenci başarısızlığı, 2.   Tutarsız ve cezalandırıcı yönetimsel uygulamalar, 3.   Öğretim imkânlarının yetersizliği ve öğrencinin kendini kontrol etmesine yönelik imkânların yokluğu, 4.   İstenen davranışlara yönelik olarak açık olmayan beklentiler, 5.   Kuralların uygulanmasına gerekli hassasiyetin gösterilmemesi, 6.   Öğrencilerin bireysel farklılıklarına uygun olarak öğretimin bireyselleştirilememesi, 7.   Kuralların açık, adil ve tutarlı olmaması, 8.   Öğretmen ve yöneticilerin kurallara vakıf olmaması, 9.   Yanlış davranışların görmezden gelinmesi, 10. Öğrencilerin  kuralların meşru olduğuna inanmamaları, 11. Okulun büyüklüğü, 12. Öğretim için kaynakların yetersizliği, 13. Öğretmen yönetici iş birliğinin zayıflığı, 14. Yöneticinin pasifliği, 15. Cezalandırıcı öğretmen davranışları gibi faktörler sıralanabilir. Okul Güvenliğinin Ölçülmesi Okul güvenliğinin çok boyutlu olması nedeniyle, bir okulun güvenli olup olmadığını ya da ne düzeyde güvenli olduğunun ölçülmesi kolayca üstesinden gelinecek bir iş değildir. 1.  Okulda güçlü bir liderlik, kendini işine adamış öğretmen kadrosu, üst düzeyde veli ve toplumsal katılım ve programların seçilmesinde öğrencilerin görüşlerinin dikkate alınması söz konusudur. 2.  Okulun fiziksel düzeni güvenlidir. 3.  Okul güvenliğini devam ettirmeye ve önlemeye yönelik politikalar tutarlı ve devamlı olarak uygulanmaktadır. 4.  Okul güvenliğine ilişkin önleyici programlar öğrenci özellikleri dikkate alınarak belirlenmektedir.  5.  Okul güvenliğine ilişkin önlem ve politikalar gözlenebilir yaklaşımlara dayanmaktadır. 6.  Öğretmen ve diğer çalışanlar okul güvenliğine ilişkin programları uygulama konusunda sürekli eğitilmekte ve desteklenmektedir.  7.  Okul güvenliğine ilişkin önlemler ve programlar sürekli gözlemlenmekte ve değerlendirilmektedir.           Ne Yapılabilir?   Okulda şiddetin önlenebilmesi için, sorun fark edildiğinde gecikmeksizin müdahalenin yapılması gerekmektedir. Müdahalenin yöntemi önemlidir. Temel amaç sorunu anlamak ve en etkin müdahale yöntemini uygulamaktır. Korkutma, bastırma, ayıplamanın uzun vadede çözüm olmadığı bilinmektedir.   Öğretmenlerimizin topluma yansıyan şiddet dalgasının geriletilmesinde önemli bir rolleri vardır. Bu bakımdan, okulları esir alan şiddet ve çeteleşme olgusunun önüne geçmek için eğitim-öğretim kurumlarında bilgilendirici, eğitici, açıklayıcı etkinlikler düzenlenmelidir.   Şiddet probleminin kontrol altına alınması için, tüm ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarına en az bir müzik, beden eğitimi ve rehber öğretmeni kadrosu verilmesi gerekmektedir.  Anasınıfı eğitimleri tüm ülkede mecburi hale getirilmeli, aile eğitimleri anasınıfı düzeyine indirilmeli ailelerin dikkati çekilerek farkındalılık yaratılmalıdır. Burada temel amaç okul yönetimi ve eğitimciler açısından çocukların güvenliğini arttırıcı etmenlerin yeterince öğrenilmesi ve uygulanması gerekmektedir. Türkiye’deki okulların fiziki yapısı çocuklara pozitif enerji verme açısından yeterli değildir. Bunun yanında okulların fiziki yapısının negatif unsurları ön plana çıkmasının yanında öğrenci kapasiteleri de olması gereken sayının birkaç kat fazlasıdır. Bu tür ortamda çocukların güvenliğinden söz etmek oldukça zordur. Binaların kullanım zorluklarının yanında çocukların sosyalleşmesinde önemli etken olarak gördüğümüz ve ders dışında serbest zamanlarını kullanırken yorgunluklarını atmaları için mevcut olması gereken bahçelerin ya oldukça küçük yada hiç olmadığını görmekteyiz. Buda güvenli okullar projesinin uygulanması noktasında görülen eksikliklerin başında gelmektedir.   Rehber öğretmenlere yönelik yapılan çalışmalarında, rehber öğretmenlerin davranış problemleri ile başa çıkabilme çözüm bulabilmede oldukça zayıf olduğu düşünülmektedir.. Bu kapsamda üniversitelerle işbirliğine gidilerek öğretmenlerin yetiştirilmesine ağırlık verilmelidir. Öğretmenlerinde okul ortamında öğrenciye nasıl yaklaşacakları, nasıl iletişim kuracakları ve sorunla başa çıkma becerilerini öğrenmeleri sorun karşısında eğitimcilerin öfke-kontrol noktasında sıkıntı çektikleri gözlenmektedir. Bu aşamada da gerekli olan eğitimin verilmesi önemlidir. İlçe ve il genelinde spor külüplerine öğrenci yönlendirmeleri yapılmalı lisanslı sporcular yetiştirmeli bireylerde spor kültürü oluşturulmalıdır. Böylece şiddet eğilimli öğrencilerin meşguliyetleri artacaktır. Okul kütüphaneleri klasik kütüphane anlayışından uzaklaşmalı bilişim salonlarının alternatifi haline gelmelidir. Bu kapsamda okullarda bulunan koordinatör bilgisayar öğretmenlerince  güvenli internet kullanımı eğitimleri düzenlenmeli velilerin interneti doğru kullanma ve öğrenciyi takip edebilme becerisi geliştirilmelidir. Okul ortamında risk grubunda bulunan öğrenciler tespit edilmeli bu öğrencilerin başarısı, problemleri sorumlu öğretmenlerin rehberliğine ve sorumluluğuna verilmeli bire bir takibinin yapılması sağlanmalıdır.              (Bir öğretmen 2 öğrenci ) Çocuk Polisi kavramının okul ve velilerce bilinirliliğinin arttırılması sağlanmalı, İstanbul’da ALO KANKA 1550 sms hattı çocuklara kavratılmalıdır. Öğrencilerin her türlü sıkıntılarını, mutluluklarını paylaşma noktasında paylaşmalı ve polise karşı korku tutumlarını ortadan kaldırılmalıdır. Polis ve öğrencilerin kaynaştığı ortamlar hazırlanmalıdır. Tüm okullarda, okul içi ve çevrelerinin kamera sistemi ile donatılması, servis hizmetlerinde kalitenin artırılmasının şart olduğu, kantin işletmecilerinin kontrolünün sağlanması gerekmektedir.
            Aile ve akraba ilişkilerinin, dolayısıyla informal kontrol mekanizmalarının etkin olarak işlediği toplumumuzda toplumsal değerlerin aile ve okul gibi kurumlarca çocuklara yeterince aktarılamaması şehirleşme her ne kadar artarak devam etse de; toplum genelinde aile, akraba, hemşeri ve komşu ilişkileri pek çok gelişmiş ülkeye kıyasla oldukça güçlü konumdadır. Suç işleyen veya suça eğilimli öğrenciler dikkatle incelendiğinde akrabalık bağlarındaki kopukluk iletişimsizlik dikkat çekici boyuttadır. Bu kapsamda yerel yönetimlerce kültürel ve manevi bağları arttırıcı etkinliklerin düzenlenmesine ve derneklerinde bu faaliyetlere katılmasının teşvik edilmesi sağlanmalıdır.
Okullarda yaşanan olayların genellikle koridorlar, spor alanları, okulun giriş çıkış yerleri ve kantin gibi mekânlarda meydana geldiği düşünüldüğünde okulda meydana gelen olayların yer zaman ve konum olarak bilgilerinin tutulması okuldaki gözetim ve denetim faaliyetleri planlanırken, olayların vuku bulduğu yerlere özel bir dikkat gösterilmesi ve öğretmen nöbetlerinin bu bölümde arttırılması gerektiği düşünülmektedir.            Unutulmamalı ki güvenlik kültürü bir davranış biçimidir ve öğrenilebilir. Bu trafikte, evde, okulda hayatın her köşesinde kazanılan ve uygulanması gereken bir tutumdur. Bu tutum ve davranışlar ders müfredatına konmalı görsel ve yazılı basında işlenmeli ve güncelliğini korumalıdır.

Yorum Yaz